Savaşa çığırtkanlığı son bulsun

Ενημέρωση στις March 14, 2018

Sağın, 3 numaralı parseldeki sondajın engellenmesine ilişkin çatışma nitelikli söylemi, geri dönüşü olmayacak koşulları ve çatışma ve adanın kesin bölünmesi sonucunu doğuracak tehlikeleri yaratmaya yönelmektedir. Anastasiadis hükümetinin tutumu ise bu söylemi, içerisinden çıkamayacağı bir çıkmaza doğru götürmektedir. Yeni bir savaş tehlikesi altına girmeyi ya da Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin yakın gelecekte başlayabilecek yeni bir girişimi imkânsız hale getirmek istemiyorsak, çözüm müzakerelerinin koşulsuz şartsız hemen başlaması gereklidir.

Crans Montana zirvesinin başarısızlığı sonrasında Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının tutumu önemli ölçüde sertleşmiştir. Anastasiadis ve Sağ kanat, bu tutum sertleşmesini, müzakerelerde izledikleri kendi tutumlarına, müzakerelerden çekilmelerine ve diyaloğun başarısızlığına bahane olarak sunmaktadırlar. Anastasiadis ve Sağ’ın bu tutumu, karşı tarafın tutumunun sertleşmesinin sebebinin, Anastasiadis’in Kıbrıs sorununun, bugün iki yüzlü bir şekilde atıfta bulunduğu Guterres tezleri temelinde çözülmesi yönünde ilerlememesi yüzünden olduğunu görmezden gelmektedir.

Anastasiadis bu tutumuyla, Kıbrıslı Türkler arasında var olan tüm çözüm umutlarını öldürmeyi başarmıştır. Kıbrıslı Türklere, Türkiye’nin ‘korumasını’ çıkış yolu olarak kabul etmekten başka bir seçenek bırakmamıştır. Kıbrıslı Rumlarla etkin direniş çabalarındaki Kıbrıslı Türk sol partilerini dahi döndürmeyi ve Kıbrıslı Rumları gelecekteki ortakları olarak görmeleri fikrini değiştirmeyi başarmıştır. Akıncı gibi yeniden birleşme yanlısı bir lideri, karşısındaki müzakereciye güvenmeyen ve Türkiye’nin kendisine sağladığı silahlara güvenen bir lidere dönüştürmeyi başarmıştır.

Anastasiadis izlediği tutumla, Kıbrıslı Rumların düşüncelerini çözümden uzaklaştırmayı da başarmıştır. Kıbrıs Rum toplumunu, çözümün bulunamayacağına ikna etmiş ve böylece “ikinci en iyi çözümü”, bölünmeyi, tartışılabilir bir seçenek olarak ortaya koymuştur. Kıbrıs Rum toplumunu, Rauf Denktaş’ın hayali olan şey için yalvarır konuma, zavallı bir konuma getirmiştir.

AKEL’in bu durum karşısındaki tutumu ise kabul edilemeyecek düzeyde bulanıktır. Dikkatle yapılan eleştiriler ve hemfikir olunmadığının dile getirilmesi, yıkıma giden bu süreci durdurmak için yeterli değildir. Yapılması gereken şey, hükümetin politikasının şikayet edilmesi ve tehlikeleri konusunda uyarılarda bulunulmasıdır. Krizle baş edebilmek adına Kıbrıslı Türk sol partilerine hemen çağrıda bulunulmalıdır. Kıbrıslı Rumlara ve Türklere, Anastasiadis’in yıkıcı politikası izah edilmelidir. Savaş ihtimali karşısında milli birlik oyunlarına yer yoktur. Bizi maceralara sürüklemesi kaçınılmazdır.

SOL KANAT
1 Mart 2018